Son yılların tanıtımı en iyi yapılan, üstüne en çok düşülen filmi Tron Legacy'dir heralde. Film Amerikada 17 Aralıkta (bir değişiklik olmazsa bizde de 28 Ocakta) gösterime girecek olmasına rağmen, tanıtım kampanyaları aylar öncesinden başladı ki artarak da devam edecek gibi duruyor.
1982 yapımı Tron'un yeniden çevrimi olan film, konusu ve görselliğiyle yeniden çevrime son derece uygun bir proje olarak görünüyor. Son zamanlarda iyice artan 3D çılgınlığıyla beraber, bu filmin görselliğiyle 3D'de tavan yapacağını düşünüyoruz.
Konu kısaca; teknoloji meraklısı Sam Flynn'in, 25 yıldır kayıp olan babasını farklı bir dijital dünyada bulmasını ve ikilinin buradaki hayatta kalma mücadelesini anlatıyor.
Filmin yönetmen koltuğunda, ilk filmi Tron Legacy olacak Joseph Kosinski ismini görüyoruz ki bu durumun gişe canavarı bir film için hem risk taşıdığını hem de sürpriz bir seçim olduğunu söyleyebiliriz. Bu açığı biraz da ünlü tv fenomeni Lost'un yazarlarından Adam Horowitz-Edward Kitsis ikilisi ile orjinal filmin yazarı ve yönetmeni Steven Lisberger gibi isimlerin de bulunduğu kalabalık yazar kadrosuyla kapatıyor diyebiliriz.
(Büyük halleri için resme tıkla)
Oyuncu kadrosu ise özenle seçilmiş. Başrolde Death Sentence ile dikkatimizi çeken Garrett Hedlund gibi nispeten tanıdık olmayan bir sima var ki bu tarz seriye dönüşme olasılığı yüksek bir proje için doğru bir tercih gibi duruyor. Hedlund'un potansiyelinin yüksek olduğunu daha önceki projelerde görmüştük, bu filmde de gerekli çıkışı yaparsa sinema dünyası yeni bir yıldız adayına merhaba der.
İlk filmin başrollerinde yer alan ikili Jeff Bridges ve Bruce Boxleitner bu filmde de önemli rollerde karşımıza çıkıyor. Artık bir Oscar heykelciği de olan Bridges, kadronun en önemli ismi olarak göze çarpıyor. Her daim karizmasıyla filme çok şey katan bir isimdir ama ilk filmden aşina olduğu bir dünyaya geri döndüğü için ondan beklentimiz daha da yüksek oluyor haliyle.
Bu ikili haricinde; usta aktör Michael Sheen eğer karakteri iyi yazılırsa yan rolde filme çok şey katabilecek bir isim. Hatun kontenjanını dolduran Olivia Wilde ise, yıllardır House M.D.'de severek izlediğimiz ve ne zaman piyasaya bomba gibi düşecek diye merak ettiğimiz bir isim. Filmden gelen ilk görüntüler içinde en dikkat çekeni onun olduğu sahne heralde :) -aşağıdaki fotoğraf oluyor kendisi-
Son olarak filmin müziklerinin Daft Punk'a emanet olduğunu söyleyelim. Gerçekten mükemmel bir seçim olmuş, filme daha uygun bir grup bulunamazdı heralde. Müzik yönünden beklentimiz çok yüksek o yüzden, bizi hayal kırıklığına uğratacaklarını sanmıyorum.
Bu arada çoktan ikinci bir devam filminin daha çekileceği ve yeni bir seriye dönüşeceği belli oldu bile, bu konuda oldukça aceleci olduklarını söyleyebiliriz heralde. İkinci filmin senaryosu için, ilk filmin yazarlarını tekrar bir araya toplamış Disney. Bir de üçüncü film çekip, seriyi üçlemeye dönüştürme haberleri de dolaşıyor ama onun için ilk filmin başarısını bekliyorlar. Gerçekten gişede başarılı olacağına çok güveniyorlar ve bana kalırsa da arkalarına aldıkları 3D avantajıyla böyle düşünmekte de haklılar.
İlk filmin bütçesi 17 miyon dolar, hasılatı ise 33 milyon dolardı sadece. Ama o günlerden sonra köprünün altından çok sular aktı. Bu filmin bütçesinin de 200 milyon dolar civarında olduğu tahmin ediliyor.
Aşağıdan son fragmanını izleyebileceğiniz filmin, 8 ay önce yayınlanan ilk fragmanı için de sizi buraya alalım. Eski film için de fanları yeni bir fragman yapmış, merak eden buyursun. Orjinali de burada ama yenisi daha iyi olmuş gibi :)
Güncellemeler
* Filmin çeşitli poster ve banner çalışmalarına ulaşmak için; 1 2 3 4
* Üstteki fragmandan sonra birçok yeni görsel yayınlandı film için; Fragman #1, Fragman #2, Fragman #3, Klip






0 yorum:
Yorum Gönder