26 Ağustos 2010 Perşembe
İnceleme: The Karate Kid (2010)
80'li yıllarda gündemi oldukça meşgul eden ve o dönem çocukluğunu yaşayanların aklında bir şekilde yer edinmeyi başaran Karate Kid serisi, Jaden Smith ve Jackie Chan'in vüdutlarında tekrar hayat buluyor.
Bu işin normali genelde şudur; ortada belli kalitede bir iş vardır ve siz bu işin ayak izlerini takip ederek aynı etkiyi yıllar sonra yakalamaya çalışan bir kopyasını çıkartmak için uğraşırsınız. Ama bu sefer tam da bu noktada bir sorun var işte; yeni film genel iskelet olarak eskisinin yapısını kullansa da onun ayak izlerini takip edeceğine daha çok ona bu tarz bir film nasıl çekilir onu öğretiyor resmen.
En baştan daha süresiyle niyetinin ciddi olduğu mesajını veriyor film. 140 dakikalık süresi hem bir gişe filmi için hem de ticari amaçla çekilen bir yeniden çevrim için fazlaca uzun. Hikayeyi adam gibi anlatıp, kilit noktaları hızlı hızlı geçmemek adına bu tarz filmlerde çok nadir rastlanan bir şeyi yapıp 2 saatlik süreyi aşmışlar.
Yeniden çevrime karar verdikten sonra senaryo yazma aşamasında bütün olayı direk Çin'e taşıyarak zaten en önemli hamleyi yapmışlar. Yapmak istedikleri hemen herşey için Çin onlara büyük bir avantaj sağlamış ve işlerini kolaylaştırmış.
Teknik yönlerden filmin oldukça başarılı olduğunu söylemek lazım öncelikle, kesinlikle özenli bir iş var karşımızda. Bunda yapımcı koltuğunda oturan Jada Pinkett Smith - Will Smith ikilisinin payı büyük kuşkusuz. Zaten sondaki jenerik kısmında yer alan fotoğraflardan anlıyoruz ki oğullarını sette pek yanlız bırakmamışlar :) Müzik kullanımı da bu tarz Hollywood filmleri için klasikleştiği şekilde fena kullanılmıyor, özellikle Gorillaz uyarlamasıyla o konuda da gönlümüzü almayı başardılar :)
"Karı-koca yapımcı koltuğunda oğulları da başrolde, oh ne güzel hayat" diye düşünülebilir tabi ama filmi izledikten sonra Jaden Smith'in rolüne nasıl iyi uyduğunu görüyorsunuz. Gerçekten küçük yaşına rağmen fiziksel olarak oldukça zor bir işin altına girmiş ve bileğinin hakkıyla da çıkmayı başarmış. Benzer filmlerde bile eğitim sürecinin bu kadar uzun tutulduğuna pek şahit olamazsınız, Smith tamamen rolünün içine girmiş dersek yanlış olmaz herhalde. Açıkçası aklıma bu rolü kaldırma ihtimali olan bir başka çocuk oyuncu gelmiyor.
Ama filmin bir yıldızı varsa o da kuşkusuz Jackie Chan'dir. Olaya şöyle bakmak lazım; eski serinin en önemli koyu Miyagi'ydi. Pat Morita'nın büyük bir dinginlik ve karizmayla canlandırdığı Miyagi filmin de önüne geçip markaya dönüşen bir karakter olmuştu. İşte bu noktada yeniden çevrimin en zor işi onun yerine birini koymaktı. Proje ilk açıklandığında Jackie Chan yeni Miyagi olacakmış denildiğinde gülmüştüm açıkçası, yalan yok :) Ama filmi izledikten sonra gördük ki Chan gerçekten döktürmüş. Role bir nevi Chan'in kariyerine saygı duruşu olarak bakmak da mümkün bu arada.
Bu ikilinin yanında anne rolündeki Taraji P. Henson ise daha itici olabilir miydi merak ediyorum açıkçası. Yani karakter kötü yazılmış tamam da rolü canlandırma konusunda da felaket bir performans göstermiş resmen. Hem de bu tarz bir film için bile...
Orjinal seriyle yeniden çevrim arasındaki en keskin farklardan biri de bu filmin yanında eskilerin baya bir hanım evladı kalıyor olması. Yani orada Daniel kaç yaşındaydı hatırlamıyorum ama burada olay ufacık çocukların etrafında dönmesine rağmen o filmlerin yanında çok daha sert kalıyor. Aynı zamanda filmin başarılarından biri olan kavga sahneleri bu keskinliğin en belli olduğu yer. Ufacık çocukların -özellikle sondaki turnuvada- ağız burun birbirine girmeleri bir yana, Chan'in Smith'i eğittiği sahnelerde karşılıklı dövüşleri bile bu konuda tek başına eski filmin üzerine çıkıyor. Miyagi fazla cool'du bu konuda pek elini kaldırmazdı :)
Sonuç olarak, eski serinin hayranı çoktur ve bana muhtemelen kızacaklardır ama hemen her yönden eskisinden daha iyi bir yeniden çevrim var karşımızda. Eski filmleri az da olsa seven biriyseniz kesinlikle izlemenizi tavsiye ediyorum. Yazıdan da belli olacağı üzere eski seriyi çok da seven biri değilim, o yüzden bu yazıda hep o filmler ile bunu karşılaştırma durumunda kaldım ve ona göre şu kadar iyi, bu kadar iyi gibi laflar kullandım. Bu demek değil ki elimizde mükemmel bir film var. Sonuçta filmin tarzı belli, o tarz içinde de oldukça iyi iş çıkartıyor. Beklentiniz bu yönde olursa film size hitap ediyordur, ama sizin aradığınız başka birşeyse muhtemelen burada bulamazsınız.
Son olarak hoşuma giden birkaç notu paylaşim :)
- Şu " You're bad for my life" klişesini kullanmasanız ölürsünüz ya :) Onlarca klişe tuzağına düşmekten kaçınmışlar ama bunu da gereksiz yere eklemişler.
- Filmden şunu anlıyoruz ki, Kung-fu'nun ana vatanında yani Çin'de adam gibi Kung-fu bilen çocuk yok :)
- Filmi izleyen anlar, bir yerde Iron Man 2'yi anıyorsunuz ister istemez... Hareket aynı kardeşim ama etki farklı :) yapana bakıyor demekki bu işler :)
7/10
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)



0 yorum:
Yorum Gönder