80'li yıllardan kopup gelen bir yeniden çevrim olan The Karate Kid, beklentilerin üzerinde çıkan Piranha 3D ve Liam Neeson - Christina Ricci ikilisini başrole taşıyan gerilim After Life bu hafta gösterime giren üç yeni filmimiz.
Birkaç haftadır kendimizi tekrarlamamıza sebep olsa da Inception hala sinemaya gidecekler için en iyi alternatif olmayı sürdürüyor. Onun dışında The Expandables, Salt ve The A-Team gibi çerezlik aksiyonlarımız var ki üçü de gidilebilecek filmler olduğu için hangisi size daha çekici geliyorsa o tercih edilebilir. Bu hafta gösterime giren The Karate Kid de özellikle orjinal seriyi sevenler için çok güzel bir alternatif.
The Karate Kid
Haftanın en geniş dağıtım şansı bulan filmi The Karate Kid; çoğumuzun defalarca izlediği Karate Kid serisinin 20 küsür yıl aradan sonra gelen yeniden çevrimi. Geçtiğimiz hafta gösterime giren A-Takımı'ndan sonra bu hafta da yeniden çevrimlere devam ediyoruz. Ama bu seferki işini oldukça ciddiye alıyor ve ortaya gerçekten kayda değer bir iş çıkartıyor.
Yazdığımız inceleme yazısından film hakkında ayrıntılı bilgiye ulaşabilirsiniz. Zaten söylenecek hemen herşeyi orada söyledik.
40 milyon dolar bütçe ile çekilen film şimdiye kadar dünya çapında 300 milyon dolar gibi bir hasılata ulaşınca, devam filminin geleceği de duyuruldu hemen tabi. Hatta bugün çıkan habere göre, Kung Fu Panda'nın senaristleri ikinci filmi yazmaları için projenin başına geçirilmiş.
Sonuç olarak karşımızda ilk seriyi tamamen baştan yorumlayan ve daha sağlam temellere oturtan bir yeniden çevrim var. Az da olsa eski seriyi seven biriyseniz veya tarz olarak bu tip filmlerden hoşlanan biriyseniz filmi kesimlikle tavsiye ediyoruz.
Fragman
Piranha 3-D / Pirana 3D
Uzunca bir süredir dalga konusu haberlerle gündeme gelerek tanıtımını daha çok bu şekilde yapmayı tercih eden Piranha 3D, dünya çapında gösterime girmesinden 1 hafta sonra bizde de vizyona giriyor.
Konusu ve tanıtım kampanyalarında öne çıkartılan yanları yüzünden dalga geçilesi bir film gibi görünse de işin iç yüzü biraz daha farklı aslında. Medyada daha çok Playboy dergisine daha yeni kapak olmuş Kelly Brook ve porno yıldızı Riley Steele ikilisinin fotoğrafları ile yer bulsa da asıl önemli rolleri canlandıran isimler bu tarz bir film için hiç de fena değil.
İlk yazılması gereken isim herhalde Richard Dreyfuss'dur. Türün babası sayılabilecek '75 yapımı Spielberg klasiği Jaws'ın başrolünde yer alarak Matt Hooper isimli karakteri canlandıran Dreyfuss, burada da yer almakla kalmıyor aynı karakteri, yani yine Matt Hooper'ı canlandırıyor.
Onun dışında ailecek sevdiğimiz Dr. Emmett Brown'ımız (Back to the Future) Christopher Lloyd, en son Inglourious Basterds'ta karşımıza çıkan ama asıl Hostel serisinin yönetmeni olarak yıldızı parlayan Eli Roth ve Ving Rhames, Elisabeth Shue, Jerry O'Connell gibi isimler kadronun temelini oluşturuyor. Tabi bunlara 100-200 kadar bikinili güzeli de eklemek lazım :)
Daha önce iki Piranha filmi çekilmişti; '78 yapımı Joe Dante'nin Piranha'sı ve onun devam filmi olan '81 yapımı Piranha Part Two: The Spawning. Bu devam filminin yönetmenliğini de James Cameron yapıyordu. Terminator'den hemen önceki filmiydi ve muhtemelen kariyerinin en kötü filmidir. Bugüne gelirsek, bu filmin yönetmeniliğini yapan isimse; daha önce High Tension ve The Hills Have Eyes gibi filmlerle karşımıza gelen ve türe yatkın bir isim olan Alexandre Aja.
Film Amerika ve dünya çapında geçen hafta gösterime girdi ve gişede çok başarılı gözükmese de seyirciden gelen tepkiler tahminlerin oldukça üzerinde oldu. Film hakkında dalga geçilecek bir ton şey olsa da görünen o ki türün fena olmayan, çerezlik bir örneği var karşımızda. Yapımcılar da tepkilerden memnun olacak ki birkaç gün önce devam filmi çekileceğini duyurdular.
Sonuç olarak yukarıda övüyor gibi gözüksek de filmin ne olduğu az çok belli. Sadece beklentinin üzerinde olduğu ve türü sevenler için güzel bir seyirlik olabileceğini söylüyoruz :) Bunun yanında bu tarz denizde geçen gerilimlerin de bir albenisi olduğu yadsınamaz bir gerçek. İzlemeyi seviyoruz bu tarz filmleri, sonradan denize girerken insanın aklına pek hoş düşenceler gelmiyor ama olsun :) Bu arada filmin 3D olduğunu da ekleyelim ki buna oldukça uygun bir film, o da filmin bir artısı olarak yazılabilir.
Fragman
After Life / Diriliş
Haftanın son filmi ise sınırlı sayıda kopya ile gösterime giren After Life. Film gerilim severler tarafından merakla beklenen ve yüksek umut bağlanan projelerden biriydi ama beklentiyi karşılamaktan oldukça uzak kaldığını ve neredeyse hiç ses getiremediğini söylemek lazım.
Başrolde zor rollerin başarılı ismi Christina Ricci ve onca babacan ve sevimli karakterden sonra bu tarz bir soğuk katil havasında (filmi izlemeden tamamen fragmandaki havasından bahsediyorum) izlemek için can attğımız Liam Neeson var. Justin Long da üçlüyü tamamlayan son isim.
Projenin başlarında Ricci yerine düşünülen ismin Kate Bosworth, Neeson yerine düşünülen ismin de Alfred Molina olduğunu dip not olarak ekleyelim.
Sonuç olarak türün meraklılarına hitap eden ama onların da muhtemelen aradıklarını tam olarak bulamayacağı bir film var karşımızda. Yine de ilgi çeken bir film olduğunu ve merak uyandırmadığını söylersek de yanlış olur.
Fragman




0 yorum:
Yorum Gönder