30 Eylül 2010 Perşembe

Sinemalarda Bu Hafta (1 Ekim): İlk Yerli 3D Filmimiz Cehennem 3D İle Birlikte 7 Film Vizyonda!

Bu hafta 4'ü yerli olmak üzere tam 7 film vizyona giriyor. Artık sezonun tamamen açıldığını söyleyebiliriz sanırım :) Haftanın en önemli olayı yerli yapımı ilk 3D filmimiz olan Cehennem 3D'nin vizyona giriyor oluşu. İyi mi çıkar kötü mü ona korku severler karar verecek ama filmin sağlam bir etiketi olduğu bir gerçek. Bizim açımızdan haftanın diğer dikkat çekenleri; gözden kaçmaması gereken bir diğer yerli Kavşak ile eğlenceli, tam sevdiğimiz tarzda bir aksiyon/komedi olan The Other Guys.

Haftanın filmlerini biraz daha yakından tanımak için sizi hemen aşağıya alalım...


Cehennem 3D

Haftanın en iddialı filmi, yeni bir yerli korku örneği olmasının yanında Türkiye'nin ilk 3 boyutlu filmi olma özelliğini de taşıyan Cehennem 3D. Yerli korku filmlerine her zaman mesafeli yaklaşmışımdır, açıkçası da beceremediğimiz türlerin başında geldiğini düşünüyorum. Bu sefer bu zincir kırılır mı bilmiyorum ama filmin yoğun ilgi göreceğini tahmin etmek hiç de zor değil.

Sadece etiketindeki "Türkiye'nin ilk 3 boyutlı filmi" ibaresi bile hem yerli film sever hem de 3 boyut oyuncağını çok sevmiş bir toplum olarak filmin iyi rakamlar yakalamasına yetecektir. İşin biraz daha derinine inince bu 3 boyut olayının böyle birkaç milyon dolarlık iş olmadığını ve bizim ligimizin çok dışında olduğunu görmek için filmi izlemeye gerek yok tabi. Her ne kadar buna girişmek bile bir cesaret işi olsa da ve bunun belli kapıları açacağını düşünsem de genel olarak ticari düşüncelerle bu işe girişildiği gerçeği de dimdik karşımızda duruyor.

Film yerli korkuya aşina (Araf, Cennet) bir isim olan Biray Dalkıran'ın elinden çıkma. Oyuncu kadrosunda ise pek dikkat çeken bir isim yok. Film hakkında biraz daha detay isteyenler daha önceki yazımıza şuradan göz atabilirler.

Sonuç olarak yerli-korku-3D kelimeleri tek başlarına bile belli oranda seyirci çeken etkenler. Bir araya geldiklerinde de etkisi güçlü olacaktır ve haftanın en çok izlenen filmi olacaktır. Eğer siz de bizim gibi yerli korkulara mesafeli duruyorsanız, gelen ilk tepkileri beklemekte fayda var.

Fragman


Legend of the Guardians: The Owls of Ga'Hoole / Baykuş Krallığı Efsanesi 


Son yıllarda bir sonraki filmi merakla beklenen yönetmenlerin başında gelen Zack Snyder, yeni projesini ilk açıkladığında insanları oldukça şaşırtmıştı. Çünkü hem animasyon türüne geçiş yapıyordu hem de konusu alışılmış animasyonların oldukça dışında seyreden bir filme imza atacaktı. Tamamen baykuşlardan oluşan bir dünyada geçen film; fedakarlık, cesaret gibi kavramların üzerine gidiyor ve bunu yaparken de 3 boyut teknolojisi kullanarak, seçtiği renk paletlerinin de etkisiyle bize görsel bir şölen sunmaya hazırlanıyordu.

Filmin, Ryan Kwanten (True Blood), Hugo Weaving, Geoffrey Rush, Helen Mirren, Sam Neill ve Abbie Cornish gibi isimlerden oluşan oldukça sağlam bir seslendirme kadrosu var. Karakterleri daha iyi tanımak için şuradan karakter posterlerine göz atmanız işinizi kolaylaştırabilir :)

Film geçen hafta Amerika'da gösterime girdi ama ilgi olarak beklentinin bir hayli altında kaldı. Hem animasyon türünde olması hem de 3D olması gişede onu gazlaması gereken iki etkendi ama açılış haftası tam bir hayal kırıklığı oldu. Muhtemelen bundan sonraki haftalarda da düşüşü hızlı olacak ve 80 milyon dolarlık bütçesini çıkartmakta zorlanacaktır. Böylece Zack Snyder'in proje seçimindeki özgürlüğü son buluyor diyebiliriz sanırım, yakında daha gişe odaklı bir stüdyo filminde görürüz genç yönetmeni. Gerçi 300'ün devamı niteliğindeki Xerxes geliyor seneye, o kurtarır durumu muhtemelen :)

Sonuç olarak farklı yapıda bir animasyon olması Amerikalıları açmamış olabilir ama benim filmden umudum hala yüksek. 3 boyutlu haliyle kaç sinemada gösterime girer veya orjinal dilinde dublajsız olarak kaç sinemada filmi bulabiliriz bilmiyorum ama haftanın tavsiye ettiğimiz filmlerinden biri diyebilirim. Az çok ilginizi çektiyse aklınızın bir köşesinde bulunsun.

Fragman


Kavşak


Geçen hafta yapılan Altın Koza Ödül Töreni'nden bol miktarda ödülle ayrılınca dikkati çeken Kavşak, aslında o törenden önce de yeni sezonun merakla beklenen yerli yapımlarından biriydi.

Anlat İstanbul'u saymazsak ilk filmini yöneten Selim Demirdelen aynı zamanda filmin senaryosuna da imza atmış. Oyuncu kadrosunda ise Dolunay Soysert, Güven Kıraç, Mete Horozoğlu, Umut Kurt ve Sezin Akbaşoğulları gibi dikkat çeken isimler var ki yüksek oyuncu performansları beklediğimiz bir film olduğu için bu yükün kimlerin üzerine bindiği önemli.

Son on yıllık dönemde örneklerini daha sık görmeye başladığımız kesişen hayatlar temalı filmlerin yerli versiyonu olma iddiasındaki Kavşak, gelen tepkilere bakılırsa bunu belli bir oranda başarmış gibi görünüyor.

Cehennem 3D ve Harbi Define ile birlikte haftanın üçüncü iddialı yerlisi olan Kavşak; bunların arasında en az kopya sayısına sahip film olsa da kalite olarak aslında diğer ikilinin bir hayli önünde görünüyor. Tercih ederken bunu göz önünde bulundurup, ona göre seçim yapmak daha iyi olacaktır :)

Fragman


Harbi Define

Yerliler yavaş yavaş saklandıkları yerden çıkıyorlar. Haftanın 3 iddialı yerlisi arasında en az dikkat çekeni olan Harbi Define, dilimizin çok yandığı yerli komedilerin en son örneği.

Yönetmen koltuğunda oturan isim ilk filmini çeken Hakkı Görgülü ki aynı zamanda filmin yapımcısı ve senaryoda imzası bulunan isimlerden de biri oluyor aynı zamanda. Oyuncu kadrosunda ise yıldız diyebileceğimiz bir isim olmasa da sima olarak hep tanıdık isimler var; Cengiz Küçükayvaz, Haldun Boysan, Sinan Bengier, Önder Açıkbaş, Kemal Kuruçay, Selçuk Uluergüven, Züleyha Karyağdı, Hasan Karcı bu isimlerden bazıları.

Sonuç olarak yukarıda da söylediğim gibi bugüne kadar yerli komedilerden ağzımız çok yandı, o yüzden de karşımızda yine tek amacı gişede kaldırabildiğini kaldırmak olan dandini bir film olma ihtimali hiç de az değil. O yüzden eğer gitmeyi düşünen varsa filmden gelecek ilk tepkileri beklemek ve ona göre sinemaya gitmek en iyisi gibi görünüyor.

Fragman


The Other Guys / Yedek Polisler


Hollywood'da son dönemin en revaçta türü herhalde açık ara aksiyon/komedi'lerdir. İzleyicisine hem bol bol eğlence vaad eden hem de aksiyon açlığını bir yere kadar bastırmayı amaçlayan bu filmleri iş yaptıkları sürece önümüzdeki dönemde de izlemeye devam edeceğiz gibi görünüyor.

The Other Guys da türün son dönemdeki en dikkat çeken örneğiydi ve yolunu merakla gözlüyorduk. Ama programın bu denli kalabalık olduğu bir dönemde gösterime giriyor oluşu hem kopya sayısını hem de filmin potansiyel seyirci sayısını önemli ölçüde etkileyecektir.

Filmin kadrosu hafiften dudak uçuklatacak cinsten; Will Ferrell - Mark Wahlberg başroldeki ikilimiz olurken onlara The Rock, Eva Mendes, Samuel L. Jackson, Michael Keaton, Anne Heche, Steve Coogan gibi sonu gelmeyen bir liste eşlik ediyor.

Sonuç olarak tam sevdiğimiz cinsten eğlenceli bir film var karşımızda. Mizah anlayışı kişiden kişiye en fazla değişen şey olduğu için herkes sever mi bilinmez ama çoğunluğun sinemadan memnun ayrılacağını söyleyebilirim. Tabi bütün buların yanında filmin yönetmenliğini daha önce Anchorman ve Talladega Nights gibi ultra gereksiz filmlere imza atmış Adam McKay'in yapıyor oluşu da aklımızdan bir 'acaba' geçirmiyor değil hani.

Fragman


Kako Si? / Nasılsın?


Özlem Akovalıgil'in hem yazıp hem yönettiği aynı zamanda da yapımcılığını üstlendiği Kako Si?, farklı hayatlar üzerinden arka planına Bosna'da yaşanan dramı da alarak biraz yol hikayesi tadında ilginç bir öykü anlatıyor bizlere. Mesut Akusta ve Deniz Çakır'ın başrollerde olduğu filmin 11 kopyasından birini bulmak biraz zor olsa da yakın zamanda "Canavar'dan Günün TV Tavsiyeleri" yazılarımıza da konuk olacaktır zaten :)


Fragman


The Good Heart / İyi Yürek 

Bu kalabalıkta muhtemelen varlığı bile farkedilmeyecek olan The Good Heart ise aslında o kadar yabana atılacak bir film de değil. Noi Albinoi ile ilk çıkışını yapan Dagur Kari'nin yönettiği filmde usta isim Brian Cox'a geleceği oldukça parlak görünen Paul Dano eşlik ediyor. Sadece 3 kopya ile vizyona gireceği için isteseniz de ulaşmanızın biraz zor olacağı filmin en azından fragmanını bir izlemenizi tavsiye ediyoruz.

Fragman

Canavar'dan Günün TV Tavsiyeleri - 30 Eylül


To End All Wars (Savaşın Sonu) Savaş/Dram (TV8 - 21:15)

Yine pek iç açıcı olmayan bir program var bu akşam. Akşamın en dikkat çeken filmi olan To End All Wars, 2. dünya savaşı sonlarında geçen bir savaş dramı. Pek duyulmuş bir film olmamasına rağmen kadrosunda Kiefer Sutherland, Robert Carlyle, Mark Strong gibi isimleri barındırıyor ve size vasat üstü, güzel bir savaş seyirliği sunuyor.

High Tension (Yüksek Tansiyon) Korku/Gerilim (Cnbc-e - 22:00)

Korku severler için güzel bir akşam diyebiliriz ama ne kadarlık kısmının kesildiğini ve 90 dakikalık filmin ne hale geldiğini pek bilemediğimiz için çok da emin olamıyoruz :) Özellikle türün meraklıları içinde izlemeyen varsa kaçırmasın yine de.

Before And After (Önce Ve Sonra) Dram/Gerilim (TNT - 20:00)

Yine pek bilinmeyen bir film olan Before and After ise Meryl Streep ve Liam Neeson gibi iki önemli ismi karşı karşıya getirmesine rağmen vasatı pek aşamıyor. Yine de ilginizi çeken başka birşey yoksa izlenebilir.

The One (Tek) Aksiyon/Bilimkurgu (Kanaltürk - 19:50)

Akşamın tek çerezlik alternatifi ise Jet Li'yi başrole yerleştiren bilimkurgu soslu aksiyon The One. Boyundan büyük bir konuya bulaşsa da ona fazla kafayı takmadan eğlencesine izlenebilecek bir film.


Günün filmleri hakkında daha detaylı bilgi almak ister veya herhangi bir sorunuz olursa, yorum kısmına yazmanız yeterli. Veya filmler hakkında fikri olan da yine yorum kısmından paylaşabilir tabi ki...iyi seyirler.  

Saw 3D'nin Reklam Posteri


Amerika'da 29 Ekim 2010'da gösterime girecek Saw 3D için billboard'ları süslemesi amacıyla yapılan bir sanat çalışması yayınlanmış. Serinin yedinci filmi olan Saw 3D aynı zamanda final bölümü olarak da geçiyor biliyorsunuz.

Serinin fanları ne der bilmiyorum ama ben çok beğendim. Billboard'larda nasıl duruyor derseniz şuraya göz atabilirsiniz, baya güzel duruyor gibi :)

29 Eylül 2010 Çarşamba

Canavar'dan Günün TV Tavsiyeleri - 29 Eylül


P.S. I Love You (Not: Seni Seviyorum) Duygusal/Dram (TV8 - 21:15)

Hilary Swank ve Gerard Butler'ı başrollere yerleştiren gecenin duygu yüklü filmi P.S. I Love You, gerek duygusal sahneleri akıllıca kullanması gerekse başrol oyuncularının sempatikliğiyle genel sinema izleyicisinin kalbini kazanmasını bilen bir yapım. Vasat program içindeki en dikkat çeken film diyebiliriz...

Truth or Consequences, N.M. (Vur ve Kaç) Suç/Aksiyon (Kanaltürk - 21:30)

Yönetmenliğini 24 dizisinin yıldızı Kiefer Sutherland'in yaptığı Vur ve Kaç ise akşamın çerezlik alternatifi. Türü içinde çok dikkat çeken bir film olamasa da izlenebilecek, orta karar bir yapım.

Open Water (Açık Deniz) Gerilim/Dram (TNT - 20:00)

Open Water ise, büyük bölümü açık denizde geçen bir gerilim. Düşük bütçeli bir bağımsız olmasına rağmen gösterime girdiğinde baya konuşulan bir film olmuştu, bu sayede bir de devam filmi çekildi hatta. Ama işin doğrusu oldukça abartılan bir filmdir, en iyi durgun ve bayık kelimeleriyle özetlenebilir sanırım. Uzak durulması daha iyi gibi...

Asmalı Konak Hayat Dram/Romantik (FOX - 20:30)

Dizinin hayranı olup filmini izlemeyen kalmamıştır zaten ama biz yine de yazalım belki yeniden izleyecek kadar çok seven vardır :)


Günün filmleri hakkında daha detaylı bilgi almak ister veya herhangi bir sorunuz olursa, yorum kısmına yazmanız yeterli. Veya filmler hakkında fikri olan da yine yorum kısmından paylaşabilir tabi ki...iyi seyirler.

Haftasonu Türkiye Box Office Raporu (24 - 26 Eylül): Resident Evil: Ölümden Sonra Üçüncü Haftasında da 1 Numara!


Bu haftasonu yaklaşık 200 bin seyirci sinema salonlarını ziyaret etmiş. Yarıştan galip ayrılan film ise geçtiğimiz iki haftanın da zirvedeki ismi olan Resident Evil: Ölümden Sonra olmuş. Dördüncü film serinin en çok ilgi gören filmi oldu. 3D oyuncağını da pek bir sevdik zaten, onun da etkisi yok değil hani :)

Yerli olsun çamurdan olsun mantığıyla 3 Harfliler: Marid almış gazı yürümüş. Zaten korku sever bir kitlemiz var, vizyona giren filmin kalitesi ne olursa olsun genelde belli oranda seyirci topluyor. Bir de yerli olunca daha da bir hoşumuza gidiyor tabi ki :) Haftaya üst sıralarda olması zor bence, yine de belli olmaz tabi...

Ve Başlangıç 1 milyon sınırını geçer :) Haftalardır ilk 2'de yer almayı sürdüren film yabancı filmlerin yakalaması zor bir başarıya imza attı. Demek ki kalite olunca biraz da dağıtımcıların vs. desteğiyle film hakettiği yere geliyor. Böylece Başlangıç 2010'un en çok seyirci toplayan 7. filmi oldu. Önümüzdeki hafta da Veda ve Alacakaranlık Efsanesi'ni geçerek 5. sıraya yükselmiş olacak büyük ihtimalle. Böylece 2010'un en çok iş yapan yabancı filmi olacak.

Dördüncü sırada sürpriz bir isim var, Eşrefpaşalılar. Bu hafta 68 kopya gibi oldukça yüksek bir sayıyla tekrar vizyona girdi. Yoğun istek gelmiş, mail yağmuru olmuş vs. kısaca torpil diyelim biz ona :) Ama hakkını da vermiş, Resident Evil: Ölümden Sonra'dan sonra salon/seyirci ortalaması olarak haftanın en iyi ikinci filmi.

Bu haftanın diğer yenileri de kendi çaplarında iyi rakamlara ulaşmışlar. Borsa: Para Asla Uyumaz'ın kopya sayısı daha yüksek olsa seyirci rakamı da daha yüksek olacaktı büyük ihtimalle. Kardeşimden Sonra ise beklediğimden daha yüksek sayıya ulaşmış.

Önümüzdeki hafta gösterime girecek filmlere göz atarsak vizyonun epey kalabalıklaşacağını görüyoruz. Cehennem 3D aralarında en iddaalı olanı tabi ki. Hem Türkiye'nin ilk 3 boyutlu filmi hem de korku türünde :) İlk sıraya yerleşmemesi için bir neden yok.

Onun dışında Amerika'da geçen hafta gösterime giren ama beklediği ilgiyi bulamayan animasyon Baykuş Krallığı Efsanesi var. Vizyon bu kadar kalabalıkken bizim seyircimizin bu filme ne tepki vereceğini kestirmek zor açıkçası.

Ayrıca bu hafta yapılan Altın Koza Film Festivali ödül töreninde ufak çapta fırtına estiren Kavşak ve Hollywood komedi-aksiyonlarının güzel ve eğlenceli bir örneği Yedek Polisler de gösterime girecek diğer önemli filmler.

Haftasonu Box Office Raporu - Amerika (24 - 26 Eylül)



Pirates of the Caribbean: On Stranger Tides - Yeni Set Fotoğrafları


Daha vizyona girmesine çok uzun bir zaman olsa da (20 Mayıs 2011- ABD) büyük bir merakla beklenen ve yavaş yavaş tanıtımı da yapılmaya başlanan serinin 4. filminden yeni set fotoğrafları geldi, yazımızın devamında bulabilirsiniz.

(tıkla büyüsün!)

28 Eylül 2010 Salı

Canavar'dan Günün TV Tavsiyeleri - 28 Eylül


Waiting... (Çılgın Garsonlar) Komedi (CNBC-E - 22:00)

Başrollerinde Ryan Reynolds, Anna Faris ve Justin Long gibi isimler olmasına rağmen bizim buralarda pek bilinmeyen bir film olan Waiting... hem bu özelliğiyle hem de çerezlik komedi olarak iyi bir alternatif olmasıyle günün en güzel seyirliği olarak görünüyor.

Rescue Dawn (Şafak Harekatı) Savaş/Dram/Aksiyon     (TV8 - 21:15)

2. dünya savaşında görev sırasında helikopteri düşen bir savaş pilotunun (Christian Bale) hayatta kalma mücadelesinin anlatıldığı Rescue Down, günün dikkat çeken filmlerinden biri. Konusu ilginizi çektiyse tavsiye edilir...

Mission to Mars (Görev Mars) Bilimkurgu/Dram (TNT - 20:00)

Günün bilimkurgu-aksiyon seçeneği ise, Brian de Palma'nın belki de en kötü filmi olan Misson to Mars. Gary Sinise, Tim Robbins, Don Cheadle ve Connie Nielsen'li kadrosuna ve ilgi çekici konusuna rağmen vasatı pek aşamıyor. Türü sevenler için bile orta halli bir alternatif olmaktan ileri gidemiyor açıkçası, ilk izlediğimde büyük hayal kırıklığı yaşatmıştı.


Günün filmleri hakkında daha detaylı bilgi almak ister veya herhangi bir sorunuz olursa, yorum kısmına yazmanız yeterli. Veya filmler hakkında fikri olan da yine yorum kısmından paylaşabilir tabi ki...iyi seyirler.

Haftasonu Box Office Raporu - Amerika (24 - 26 Eylül)


Listenin ilk iki sırasında, bu hafta gösterime giren iki yeni iddialı film var. Oliver Stone - Michael Douglas ikilisi yıllar önce ilk filmle yarattıkları etkiyi bu sefer Wall Street: Money Never Sleeps ile pek yaratamasalar da gişede iyi bir açılış haftası geçirmişler. Film hakkında gelen yorumlar da ilk filmin başarısından uzak olsa da vasatın üzerinde olduğu yönünde.

Beklentimin çok daha yüksek olduğu Legend of the Guardians: The Owls of Ga'Hoole ise listenin ikinci sırasında yer almış. Hem hasılat yönünden kuvvetli bir tür olan animasyon türünde olması hem de Zack Snyder (300, Watchmen) gibi son yılların en dikkat çeken yönetmenlerinden birinin elinden çıkmış olması seyirciden daha yüksek ilgi çeker diye düşünmemize sebep olmuştu ama filmin alışılmış animasyonlardan biraz farklı olması ortaya böyle bir durumun çıkmasına neden oldu.

Geçtiğimiz haftanın ilk iki sırasını oluşturan The Town ve Easy A ikilisini ise ikişer sıra kaymış olarak 3 ve 4. sıralarda görüyoruz. Seyirci sayılarında aşırı bir düşüş olmadan normal gişe yolculuklarına devam ediyorlar ki bunun en büyük nedeni iki filmin de oldukça beğenilmiş olması.

Kadro olarak bir hayli sağlam olan (Kristen Bell, Sigourney Weaver, Jamie Lee Curtis, Odette Yustman, Kristin Chenoweth, Betty White) haftanın bir diğer yenisi You Again ise ilk hafta açılışı olarak biraz düşük rakamlarda kalmış. 20 milyon dolar bütçeli film, hedef kitlesinden böyle bir kadro ile daha fazlasını almalıydı bizce.

Önümüzdeki hafta gösterime girecek filmlere göz atarsak; nam-ı diğer 'Facebook' filmimiz The Social Network Amerikan sinemalarına arz-ı endam ediyor. Zaten yönetmen koltuğunda David Fincher olduğu için filmin kötü çıkma ihtimali neredeyse sıfır, bir de üstüne aylardır tanıtımının çok iyi yapıldığını düşünürsek iyi bir rakamla ilk sırayı alacağını rahatlıkla söyleyebiliriz.

Onun dışında İsveç yapımı Let The Right One In'in yeniden çevrimi Let Me In de gösterime girecek bir diğer iddialı yapım. Amerikan seyircisinin bu tarz yeniden çevrimlere -orjinal yapımdan bi haber oldukları için- fazlaca ilgi gösterdiğini düşünürsek bu film için de iyi rakamlar bekleyebiliriz sanırım. Son olarak da kendi izleyici kitlesi bulunan korku/gerilim Case 39 da çaktırmadan kendi çapında seyirci çalacaktır.



27 Eylül 2010 Pazartesi

Canavar'dan Günün TV Tavsiyeleri - 27 Eylül


National Treasure 2 (Büyük Hazine 2) Macera/Aksiyon (Star - 20:00)

Nicholas Cage ve Diane Kruger'ın başını çektiği kaliteli bir kadroya sahip olan film, oldukça eğlenceli olan ilk filmin yanına pek yaklaşamasa da çerezlik olarak akşamın en dikkat çeken filmi. Indiana Jones'un ayak izlerini takip eden yapım özellikle türü sevenler için güzel bir alternatif.

Conversations With Other Women (Başka Kadınlarla Muhabbet) Romantik/Komedi (TNT - 20:00)

Başroldeki Aaron Eckhart ve Helena Bonham Carter ikilisiyle Conversations with Other Women; alışılmışın dışında, iyi bir romantik-komedi. İzlemeyenlere tavsiye edilir, gözden kaçma ihtimali yüksek olan bir film.

Miami Vice Aksiyon (FOX - 22:15)

Miami Vice beklentileri karşılayamayan, vasat bir film ama yarattığı atmosfer ve yer yer usta işi bir elden (Michael Mann) çıktığını belli eden haliyle bazı izleyiciler için -türünün de etkisiyle- tercih sebebi olabilir.


Tears of the Sun (Güneşin Gözyaşları) Savaş/Aksiyon/Dram (Kanaltürk - 19:50)

Başrollerinde Bruce Willis ve Monica Bellucci'nin olduğu bir savaş filmi. Türü içinde extra birşey vaad etmiyor ve defalarca televizyonda yayınlandığı için muhtemelen ortasından da olsa izlemişsinizdir ama hala izlemeyenler ve türü sevenler için başka ilginizi çeken birşey yoksa izlenebilecek bir film.

Tideland (Kabuslar Diyarı) Dram/Fantastik (CNBC-E - 23:00)

Uzak durun... Olur da yanlışlıkla izlemeyi düşünmek gibi bir gaflete düşersiniz diye sadece bunu yazmak için listeye alınmış bir film.


Günün filmleri hakkında daha detaylı bilgi almak ister veya herhangi bir sorunuz olursa, yorum kısmına yazmanız yeterli. Veya filmler hakkında fikri olan da yine yorum kısmından paylaşabilir tabi ki...iyi seyirler. 

17. Adana Altın Koza Film Festivalinde Ödüller Sahiplerini Buldu

(Büyütmek için üzerine tıklayınız)

20 - 26 Eylül tarihleri arasında Adana'yı bir sinema şehri haline getiren 17. Altın Koza Film Festivali, pazar akşamı yapılan ödül töreniyle sona erdi. Ünlü yönetmen Theo Angelopoulos'un onur konuğu olarak katıldığı festivalde bir hafta boyunca 200'ü aşkın yapım 55.000'in üzerinde seyirci tarafından izlendi.

Ödüllere göz atarsak; bu sene Berlin'den Altın Ayı ile dönen Semih Kaplanoğlu'nun Bal'ı festivalin en önemli ödülü olan "En İyi Film"i kimselere kaptırmamış ki zaten buna pek şaşıran olmamıştır herhalde :)

Onun dışında Selim Demirdelen'in ilk filmi olan (Anlat İstanbul'daki yönetmenlerden biri olduğunu saymazsak) Kavşak'ın "En İyi Yönetmen" de dahil olmak üzere geceden en fazla ödülle ayrılan filmlerden biri olması dikkatimizin bir anda henüz gösterim tarihi belli olmayan yapıma yönelmesine neden oldu.

Ayrıca Nisan'da gösterime giren ama seyirci tarafından es geçilen Onur Ünlü'nün Beş Şehir'i de neredeyse oyuncu kategorilerinin hepsini süpürmüş.

Son olarak "Yaşam Boyu Onur Ödülü"nün bu seneki sahiplerinin Müjde Ar ve Atilla Dorsay olduğunu hatırlatalım. Ödüllerin tam dağılımı şöyle;

  • En İyi Film: Bal (Semih Kaplanoğlu)
  • Yılmaz Güney Özel Ödülü: Denizden Gelen (Nesli Çölgeçen)
  • Jüri Özel Ödülü: 'Bal' filmindeki rolü ile Bora Altaş
  • Halk Jürisi Ödülü: Nefes (Levent Semerci)
  • En İyi Yönetmen: Selim Demirdelen (Kavşak) ve Levent Semerci (Nefes)
  • En İyi Görüntü Yönetmeni: Emre Erkmen (Kıskanmak)
  • En İyi Senaryo: Onur Ünlü (Beş Şehir)
  • En İyi Müzik: Selim Demirdelen (Kavşak)
  • En İyi Kadın Oyuncu: Nergis Öztürk (Kıskanmak) ve Sezin Akbaşoğulları (Kavşak)
  • En İyi Erkek Oyuncu: Tansu Biçer (Beş Şehir)
  • En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Beste Bereket (Beş Şehir)
  • En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Bülent Emin Yarar (Beş Şehir)
  • Umut Veren Kadın Oyuncu: Suzan Genç (Büyük Oyun)
  • Umut Veren Erkek Oyuncu: Umut Kurt (Kavşak)
  • En İyi Sanat Yönetmeni: Soner Caner (Nefes) ve Nilüfer Çamur Giritlioğlu (Kıskanmak)
  • En İyi Kurgu: Çiçek Kahraman, Natalin Solakoğlu (Ses)
  • SİYAD En İyi Film Ödülü: Bal (Semih Kaplanoğlu)

26 Eylül 2010 Pazar

Canavar'dan Günün TV Tavsiyeleri - 26 Eylül

Bu akşam televizyonda iyi bir film olsa da izlesem diye aklından geçiren varsa hiç düşünmesin bile çünkü programda neredeyse hiç film görünmüyor.

Derailed (Raydan Çıkanlar) Dram/Gerilim (TV8 - 21:15)

Derailed dıştan bakınca fena görünmeyen bir film ama türü içinde kalite olarak pek de iyi bir yerde durduğunu söyleyemeyiz. Başrollerdeki Clive Owen - Jennifer Aniston - Vincent Cassel üçlüsüne ve sürükleriyici, fena olmayan bir konuya sahip olmasına rağmen en basit tabirle olmamış bir film Derailed. Yine de genel seyirci profilimizin hoşuna gidecek tarda, izlenebilecek bir film tabi. Ama fazla beklenti içinde olmamak en iyisi.

Monster in Law (Vay Kaynanam Vay) Romantik/Komedi (Show - 22:15)

Akşamın çerezlik alternatifi ise klasik bir gelin-kaynana filmi olan Monster in Law. Jennifer Lopez - Jane Fonda ikilisinin başrollerde olduğu film vasatı pek aşamasa da elimizde pek alternatif olmadığını düşünürsek vakit geçirmelik olarak izlenebilir.


Günün filmleri hakkında daha detaylı bilgi almak ister veya herhangi bir sorunuz olursa, yorum kısmına yazmanız yeterli. Veya filmler hakkında fikri olan da yine yorum kısmından paylaşabilir tabi ki...iyi seyirler.

25 Eylül 2010 Cumartesi

Iron Man 2'nin Alternatif Açılış Sahnesi


Iron Man 2'nin fragmanlarında yer alan ama filmde göremediğimiz sahnelerden biri olan giriş sahnesi, 'alternatif açılış sahnesi' olarak karşımıza çıktı. Filmi izlediğimizde açılış kısmında birşeylerin kesik yediği çok net ortadaydı zaten, şimdi yaklaşık 3 dakika uzunluğundaki bu açılış sekansı ortaya çıkınca çok da şaşırdığımız söylenemez :)

Filmin yönetmeni Jon Favreau, bu tarz mizahi bir açılıştan ziyade Tony Stark'a daha güçlü bir açılış sekansı vermek istediklerini söylemiş. Açıkçası Stark'ın filmde geçirdiği ruhsal değişimi düşününce doğru karar vermiş gibi görünüyor.



24 Eylül 2010 Cuma

Canavar'dan Günün TV Tavsiyeleri - 24 Eylül


Lucky Number Slevin (Şanslı Slevin) Suç/Gerilim     (TV8 - 21:15)

Günün seyir zevki yüksek filmi Lucky Number Slevin; geniş ve iyi oyuncu kadrosu (Bruce Willis, Josh Hartnett, Morgan Freeman, Ben Kingsley), sağlam kurgusu ve bol sürprizli senaryosuyla genel izleyici kitlesinin seveceği tarzda bir film. Hala izlemediyseniz tavsiye edilir

Married Life (Aşk Kurbanları) Romantik/Dram (TV8 - 23:15)

Romantik filmlere biraz farklı bir pencereden yaklaşan Married Life ise özellikle kadrosuyla dikkat çeken bir dönem filmi. Chris Cooper, Pierce Brosnan, Patricia Clarkson ve Rachel McAdams'ı bir araya getiren film için çok üst düzey diyemesek de orta karar bir seyirliktir.

Flyboys (Kahraman Pilotlar) Aksiyon/Macera (TNT - 20:00)

1.Dünya Savaşında, savaşı daha çok gökyüzüne taşayan pilotların hikayesine yoğunlaşan Flyboys ise meraklısına hitap ediyor. 60 milyon dolar bütçeyle çekilen film gişede aradığını bulamamış ve batmıştı. Vasatı pek aşamıyor ama bu tarz filmler ilginizi çekiyorsa izlenebilir.


Günün filmleri hakkında daha detaylı bilgi almak ister veya herhangi bir sorunuz olursa, yorum kısmına yazmanız yeterli. Veya filmler hakkında fikri olan da yine yorum kısmından paylaşabilir tabi ki...iyi seyirler.

Harry Potter and the Deathly Hallows Part 1'den Yeni Fragman ve Fotoğraflar!


19 Kasım 2010'da gösterime girecek olan finalin ilk ayağı Harry Potter and the Deathly Hallows Part 1'den yeni bir fragman ve bolca yeni fotoğraf yayınlandı. Hem bunları hem de daha öncekileri düşünürsek final oldukça karanlık olacak gibi görünüyor. Ayrıca kaçırdıysanız şunlar da ilginizi çekebilir;

Harry Potter And The Deathly Hallows: Fragman
Harry Potter and the Deathly Hallows Part 1'den Fotoğraflar
Harry Potter and the Deathly Hallows Part 1'den Fotoğraflar #2




23 Eylül 2010 Perşembe

Sinemalarda Bu Hafta (24 Eylül): Wall Street: Money Never Sleeps ve 3. Harfliler: Marid Vizyonda!

Biri yerli olmak üzere 4 filmin vizyona girdiği bu hafta, İstanbul Film Festivali'nde kapanış filmi olarak izlemeye niyetlendiğimiz, fakat sonradan gösterim tarihinin ertelenmesi ile yerini bir başka filme bırakan Wall Street: Money Never Sleeps en çok dikkat çeken film. Bununla birlikte haftanın en çok kopya ile dağıtılan filmi son dönem yerli korku filmlerinin bir kopyası görünümünde olan 3 Harfliler: Marid. Bu haftanın "çok az kopyayla vizyona giren kaliteli film" kontenjanını ise J'ai Tue Ma Mere dolduruyor.

Haftanın filmlerine detaylı bir bakış atacak olursak;


Wall Street: Money Never Sleeps / Borsa: Para Asla Uyumaz


'Gordon Gekko' rolüyle Michael Douglas'a tek Oscarını kazandıran, Oliver Stone'un yönettiği '87 yapımı Wall Street, yıllar geçse de değerini kaybetmeyen ve kendi çapında külte dönüşen bir yapım oldu. Şimdi ise ilk filmden tam 23 sene sonra devam filmiyle tekrar karşımızdalar.  

Michael Douglas -biraz yaşlanmış olsa da- tekrar karşımızdaki yerini alırken Charlie Sheen'in yerini bu sefer son yılların çıkıştaki isimlerinden Shia LaBeouf dolduruyor. Ayrıca Josh Brolin, Carey Mulligan, Susan Sarandon ve Frank Langella gibi isimler de kadronun geri kalanını oluşturuyor ki gerçekten özenle toplanmış, çok kaliteli bir kadro var karşımızda. (Brolin'in rolü için düşünülen ilk ismin Javier Bardem olduğunu düşünürsek daha da iyi olabilirdi tabi :) )

Yıllar sonra gelen devam filmi başlarda oldukça ses getiren ve merakla beklenen filmlerden biriydi ama normalde geçen bahar olan gösterim tarihi ileri bir zamana ertelenince bu durum filmi oldukça olumsuz etkiledi. İlk filmin 'Kara Pazartesi' diye anılan '87 krizinden hemen sonra gösterime girmesi etkisini ne kadar arttırdıysa bu devam filminin de 2009'da gelen krizle etkisi daha yüksek olacaktı tabi. Ama şimdi filmin bu yönünden bahsetmek biraz zor olacak, insanlar alıştı krize pek lafı geçmez oldu :)

Wall Street: Money Never Sleeps için haftanın tek elle tutulur filmi demek doğru olacaktır sanırım. Televizyonda defalarca yayınlandığı için çoğu sinemaseverin ilk filmi izlediğini düşünürsek, onu sevenlerin bu denli kaliteli bir kadroyla çekilmiş devam filmini de kaçırmaması gerektiğini söylemeye gerek yok herhalde :)

Bu arada ilginç bir de not ekleyelim; Shia LaBeouf rolüne hazırlanmak için 20.000 dolar ile borsaya giriyor ve bunu 400.000 dolara çıkartıyor. Biraz daha zorlasa aktörlükten erken emekli olabilirmiş :)

Filmin en büyük kozu tabi ki yine Michael Douglas olacak bu arada. Kısa süre önce hasta olduğu açıklanan ve şu aralar gırtlak kanseri ile mücadele eden Dougles'a biz de bu vesileyle acil şifalar diliyoruz...

Fragman


3 Harfliler: Marid


Son yıllarda bir furya haline gelen din temalı korku filmlerimize bir yenisi daha eklendi. Yapımcılığını Gen ve Musallat filmlerinin yapımcısı Dada Film'in üstlendiği filmin kadrosu ise çok ünlü olmasa da tanıdık isimlerden kurulmuş; Gülseven Yılmaz, Özgür Özberk, Taner Ertürkler ve Serap Üstün. Filmin yönetmeni ise Arkın Aktaç.

"Çocukluğunuzda yaşadığınız bir kabus 20 yıl sonra tekrar başlasa, öteki alemden gelen belalı bir varlık size, sevdiklerinize musallat olsa ve bir gece boyunca korkutucu, güçlü ve vahşi varlığın oyunlarına teker teker kurban olsanız kendinizi nasıl hissedersiniz?"

Kötü hissederiz tabi, hele bir de filmi çekilirse :) Yönetmenin “Yine mi cin, yine mi din diyen bir grup olacaktır ama ben bu filme farklı bir bakış açısıyla yaklaştım... biz çekerken çok korktuk umarım seyirci de korkar"  şeklindeki açıklaması ve oyuncularında bu tip filmlerin tanıtımlarında alışık olduğumuz üzere "çok korktuk, günlerce uyuyamadım" "her akşam dualar okumaya başladım" şeklindeki açıklamaları da film hakkında zaten pek mevcut olmayan ümitlerimizi de aldı götürdü. 

Gerçi bu tip korku filmlerinin artık ülkemizde kemikleşmiş bir seyirci kitlesi var, zaten böyle olmasa inatla bu tarz filmler çekilmezdi. 99 kopya ile oldukça geniş dağıtım şansı bulan film, bakalım salonları doldurabilecek mi?

Fragman


Charlie St. Cloud / Kardeşimden Sonra

Charlie St. Cloud ise High School Musical serisiyle ünlenmiş genç yıldız Zac Efron'un başrolünde olduğu bol dram soslu bir romantik film. Amerika'da Temmuz sonunda gösterime giren film hem seyirci tarafından pek sevilmemiş hem de Efron'a rağmen 44 milyon dolar olan bütçesini çıkartamayıp zarar etmişti.

Bir trafik kazasında kardeşini kaybettikten sonra hayata küsen Charlie'nin, karşısına çıkan bir kız ile tekrar hayata dönmesini anlatan filmin oldukça klasik bir konusu var.

Zac Efron'un bugüne kadarki en dramatik rolü olduğunu düşünürsek genç yıldızın tek düzelikten sıyrılmaya çalıştığını söyleyebiliriz sanırım. Film ayrıca anne rolünde Kim Basigner, Charlie'yi hayata döndüren doktor olarak da Ray Liotta gibi önemli isimler barındırıyor.

Son söz olarak, Zac Efron'un ülkemizdeki az sayıdaki hayranlarından biri değilseniz film pek size göre değil çünkü türü içinde pek iyi bir yerde durduğunu söyleyemeyiz.

Fragman


J'ai Tue Ma Mere / Annemi Öldürdüm

Sadece 3 kopya ile vizyona giren Annemi Öldürdüm ise, ülkemizde ilk gösterimini yaptığı İstanbul Film Festivalinin beğenilen filmlerinden biri olmayı başarmıştı. En çok da sadece 20 yaşında olan yönetmeni Xavier Dolan'ın (filmin senaryosunu ise 16 yaşında yazmış) bu genç yaşında bu denli başarılı bir filme imza atmasıyla dikkati çeken yapım sırf bu yönüyle bile kendini izlemeye değer kılıyor. Aynı zamanda Kanada'nın Oscar Adayı olan filmin meraklısı zaten belli olsa da farklı birşeyler arayanlar için de güzel bir alternatif olduğunu belirtmeden geçmiyelim.

Fragman

Canavar'dan Günün TV Tavsiyeleri - 23 Eylül


Gone Baby Gone (Kızımı Kurtarın) Suç/Dram (Kanaltürk - 22:00)

Ünlü aktör Ben Affleck'in "oyunculuğu bıraksın hep yönetmenlik yapsın" dedirten ilk filmi Gone Baby Gone, günün en dikkat çeken yapımı. 4 yaşında kayıp bir çocuk ve onu arayan iki dedektif ekseninde geçen hikayede Ben Affleck'in kardeşi Casey Affleck başta olmak üzere Morgan Freeman, Ed Harris, Amy Ryan ve Michelle Monaghan gibi isimleri yüksek oyuncu performansları ile izliyoruz.

Crank (Tetikçi) Aksiyon/Gerilim (TNT - 20:00)

Jason Statham'ı başrolde izlediğimiz Crank ise günün bir diğer iyi opsiyonu. Farklı aksiyon anlayışı ve bir an olsun düşmeyen temposu ile oldukça güzel bir seyirlik.

Monster House (Canavar Ev) Animasyon/Komedi/Macera (FOX - 20:45)

Monster House, geçtiğimiz 10 yıllık döneme damgasını vuran animasyon furyasının orta karar örneklerinden biri. Bunlar arasında kalite olarak öne çıkan veya seyirci tarafından çok sevilenlerden biri olamasa da yine de animasyon severler için vakit geçirmelik, hoş bir alternatif diyebiliriz. Tabi çocuklar için de...

Something New (Aşk İçin Değer) Dram/Romantik (TV8 - 21:15)

Son olarak da romantik film meraklıları için orta karar bir seyirlik olan Something New var. Konu ve kalite olarak çok da iç açıcı sayılmaz ama türü sevenler için tercih edilebilir yine de.


Günün filmleri hakkında daha detaylı bilgi almak ister veya herhangi bir sorunuz olursa, yorum kısmına yazmanız yeterli. Veya filmler hakkında fikri olan da yine yorum kısmından paylaşabilir tabi ki...iyi seyirler.

The Change-Up'ın Kadrosu Genişliyor


3-4 yılda bir hortlayan beden değiştirme komedilerinin 2012'de karşımıza çıkacak temsilcisi The Change-Up kadrosuna Ryan Reynolds, Jason Bateman ve Olivia Wilde'dan sonra şimdi de Leslie Mann katıldı.

Bir aile babasının (Bateman), bekar ve çapkın bir aktör olan en iyi arkadaşıyla (Reynolds) vücut değiştirmesi ile gelişen olayları anlatacak olan filmin yönetmeni ise Wedding Crashers'ta iyi bir iş çıkaran David Dobkin.

22 Eylül 2010 Çarşamba

Canavar'dan Günün TV Tavsiyeleri - 22 Eylül


In The Valley Of Elah (Tanrının Vadisinde) Dram/Gerilim (TV8 - 21:15)

2 Oscarlı usta yazar-yönetmen Paul Haggis'in 2007 tarihli dramı In the Valley of Elah, günün dikkat çeken filmlerinden biri. Kaçırmamanızı tavsiye ettiğimiz filmin oldukça sağlam bir oyuncu kadrosu var; başroldeki Tommy Lee Jones - Charlize Theron ikilisine yan rollerde Susan Sarandon, Jason Patric, James Franco ve son dönemin çıkıştaki isimlerinden Josh Brolin eşlik ediyor.

The Pledge (Yemin) Suç/Dram/Gerilim (CINE5 - 20:45)

The Pledge ise fazla bilinen bir film olmamasına rağmen akşamın dikkat edilmesi gereken yapımlarından biri. Yönetmenliğini usta oyuncu Sean Penn yapıyor ki en son 2007 yapımı Into the Wild'da bu konuda ne kadar başarılı olduğunu hatırlatmıştı bize. Oyuncu kadrosu ise tam bir yıldızlar geçidi; Jack Nicholson, Helen Mirren, Mickey Rourke, Patricia Clarkson, Benicio Del Toro, Aaron Eckhart diye uzuyor daha liste. Herşeyden önce bu kadroyu bir arada kolay kolay bulamazsınız, sırf bu bile filmi izlemek için başlı başına bir sebep ki film için de vasatın üstünde, iyi bir seyirlik diyebiliriz zaten.

A Perfect Murder (Kusursuz Cinayet) Polisiye/Gerilim (Kanaltürk - 22.00)

A Perfect Murder'da TV'de belki de yüz kere gösterilmiş filmlerden. Sırtını Michael Douglas, Gwyneth Paltrow ve Viggo Mortensen'li kadrosuna dayayan film, Hitchcock'un klasiklerinden "Dial M for Murder"ın yeniden çekimi. Orijinali kadar başarılı olduğunu söylemek zor ama izlenebilir yine de.

Zavet (Bana Söz Ver) Komedi (CNBC-E - 22:00)

Çok sevdiğimiz isimlerden biri olan Emir Kusturica'nın 2007 yapımı filmi Zavet ise, yönetmenin diğer filmleri kadar sevilmemiş olsa da yine de izlemeye değer bir film. Kusturica'nın kendi tarzını yansıttığı komedilerden biri daha sonuçta :)


Scoop (Sürmanşet) Komedi/Romantik (TNT - 20:00)

Her sene yeni bir filmle karşımıza çıkan Woody Allen'ın 2006 yapımı filmi Scoop ise, her ne kadar Match Point ve Cassandra's Dream arasında kalmış ve biraz gözden kaçmış olsa da Allen'ın eğlenceli filmlerinden biridir. Oyuncu kadrosunda Allen'ın yanında Scarlett Johansson ve Hugh Jackman'ın olduğunu da hatırlatalım.

O Şimdi Asker Komedi (FOX - 20:30)

Yerli komedi sever bir toplum olarak 2002 yapımı Mustafa Altıoklar imzalı filmi izlemeyen kalmamıştır sanıyorum. Tekrar izlemek isteyenler için bugün tekrar ekranda...


Günün filmleri hakkında daha detaylı bilgi almak ister veya herhangi bir sorunuz olursa, yorum kısmına yazmanız yeterli. Veya filmler hakkında fikri olan da yine yorum kısmından paylaşabilir tabi ki...iyi seyirler.

J.J. Abrams'ın Super 8'inden Son Gelişmeler!


Bir J.J. Abrams - Steven Spielberg ortak projesi olan Super 8'ten yeni haberler gelmeye devam ediyor. Filmin asıl çekimlerinden bağımsız olarak hazırlanan teaser için sizi şöyle alalım. Resmi sitesinde projeksiyondan yansıyan görüntülerin birleştirilmiş hali ise şurada.

Filmin dış mekan çekimleri için hazırlanan setin fotoğrafları ise yazımızın içinde bulabilirsiniz. Son haberler ise casting ile ilgili; Dakota Fanning'in kız kardeşi Elle Fanning ve Friday Night Lights'tan tanıdığımız Kyle Chandler. İkilinin yanında adını pek duymadığımız isimlerde kadroya katıldı: Ron Eldard, Noah Emmerich, Gabriel Basso, Joel Courtney, Riley Griffiths, Ryan Lee ve Zach Mills.


Filmin hikayesini bilmesek de, 1979 yılında bir grup çocuğun sağda solda koşuşturup kameraları (Super 8 tabi ki :) ) ile çekim yaparken yanlışlıkla "bir şey" i filme almaları ile geliştiği şeklinde sızmalar var, ne kadar doğru göreceğiz.


Diğer bildiklerimiz kısaca listeleyecek olursak;

- Film 3D çekilmeyecek, sonradan dönüştürülmeyecek.
- Yönetmen ve senarist J.J. Abrams
- Yapımcılar Steven Spielberg, Abrams ve Bryan Burk.
- 2011 yılında vizyonda olacak.
- 45-50 milyon dolarlık bir bütçe öngörülüyor.
- Cloverfield'da olduğu gibi veya isminin çağrıştırdığı gibi el kamerası ile değil, klasik tarzda çekilecek.
- Film 1979'da geçecek.

Gelişmeler için bizi takip edin :)

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails